BÜYÜK ROMULUS // Friedrich DÜRRENMATT

bünyamin Ergün Per, 05/07/2012 - 09:10 tarihinde yazdı

Romulus Augustus: Batı Roma İmparatoru
Julia: Karısı
Rea: Kızı
Isaurialı Zeno: Doğu Roma İmparatoru
Aemilian: Romalı Asilzade
Mares: Harbiye Nazırı
Tullius Rotundus: Dahiliye Nazırı
Spurius Titus Mama: Süvari Kumandanı
Achilles: Uşak
Pyramus: Uşak
Apollyon: Antikacı
Caesar Rupf: İş Adamı
Phylax: Tiyatro Oyuncusu
Odoaker: Germanların Hükümdarı
Theoderich: Yeğeni
Phosphoridos: Mabeyinci
Sulphurides: Mabeyinci

Ayrıca: Bir aşçı, hizmetkârlar, Germanlar.
Zaman: M.S. 476 senesinde 15 mart sabahından 16 mart sabahına kadar.
Yer: Romulus'un Campania'daki köşkü.

DÖRDÜNCÜ PERDE

(16 Mart 476 sabahı, imparatorun çalışma odası ilk perdedeki gibi. Gerideki kapının üzerinde, duvarda sadece Roma şehrinin kurucusu olan Kral Romulus'un büstü bulunmaktadır. Kapının yanında Achilles ile Pyramus durur ve imparatoru beklerler.)

ACHILLES: Güzel bir sabah, insanı bayağı dinçleştiriyor.

PYRAMUS: Anlamıyorum, her şeyin yıkıldığı böyle bir günde güneş nasıl oluyor da doğabiliyor.

ACHILLES: Tabiata bile itimat edilmiyor artık.

(Susarlar)

PYRAMUS: Altmış senedir onbir imparator devrinde Roma'ya hizmet ettik. Şimdi de bu devletin tam biz yaşarken sona ermesini tarihî bakımdan anlaşılmaz buluyorum.

ACHILLES: Benim hiçbir şeyle alâkam yok. Daima mükemmel bir uşak oldum.

PYRAMUS: Biz her bakımdan imparatorluğun yegâne sağlam sütunları idik.

ACHILLES: Biz de gidince rahatça "artık Eski Çağ sona erdi!" diyebilirler.

(Susarlar)

PYRAMUS: Latince ve Yunanca yerine şu Germanca gibi acayip dillerin konuşulacağı bir devrin geldiğini düşünüyorum da...

ACHILLES: Hele kültürleri bizimkinin binde biri bile olmayan German kabile reislerinin, Çinlilerin ve Afrika zencilerinin dünya politikasında dümen başına geçtiklerini düşünüyorum da... Arma virumque cano, bütün Vergilius'u ezbere bilirim.

PYRAMUS: Mehnin aeide thea, ben de Homeros'u.

ACHILLES: Her halükârda, yeni başlayan çağ korkunç olacak.

PYRAMUS: Hakikî karanlık Orta Çağ! Kötümser olmak istemem ama, bana kalırsa insanlık bu felâketten sonra kendini bir daha toparlayamayacak.

(Romulus togası ve defne tacı ile gelir.)

ACHILLES VE PYRAMUS: Selam Sezar!

ROMULUS: Selam. Geç kaldım. Görüşmek isteyenler beklediğimden fazla idi, beni yordu. Sabahleyin uyku sersemliği ile sporcunun üzerinden zor atladım, adam hâlâ yatağın önünde horluyor. Dün gece yirmi senelik hükümdarlık devrimin toplamından daha fazla hükümdarlık ettim.

ACHILLES: Evet, majeste.

ROMULUS: Hayret, her taraf ne kadar sâkin. Herşey terkedilmiş gibi, bomboş. (Sessizlik) Kızım Rea nerede?

(Sessizlik)

ACHILLES: Prenses –

PYRAMUS: Aemilian –

ACHILLES: İmparatoriçe –

PYRAMUS: Dahiliye nazırı, mareşal, aşçı ve diğerleri –

(Sessizlik)

ROMULUS: Evet, ne olmuş?

ACHILLES: Sicilya'ya salla geçerken denizde boğulmuşlar.

PYRAMUS: Haberi bir balıkçı getirdi.

ACHILLES: Sadece Isaurialı Zeno ile mabeyincileri İskenderiye'ye giden gemiyle kurtulmuşlar.

(Sessizlik, İmparator sâkin kalır.)

ROMULUS: Kızım Rea, oğlum Aemilian. (İki uşağa bakar.) Gözlerinizde yaş görmüyorum.

ACHILLES: Biz ihtiyarız.

ROMULUS: Ve ben de öleceğim. Germanlar beni öldürecek. Hemen bugün. Bu durumda hiçbir ıstırap bana tesir edemez. Hemen bugün ölecek olan, ölülere gözyaşı dökmez. Hiçbir zaman, her şeyin bittiği bu anda olduğum kadar kendime hâkim ve neşeli değildim. Sabah yemeğim gelsin.

PYRAMUS: Kahvaltı mı buyurdunuz?

ACHILLES: Ama Germanlar, majeste, Germanlar her an gelebilir –

PYRAMUS: Ve resmî matemi düşünürseniz –

ROMULUS: Saçma. Matem tutacak imparatorluk mevcut değil artık. Ben de nasıl yaşadıysam, öyle ölmek isterim.

PYRAMUS: Başüstüne, majeste.

(Romulus ön planda ortadaki iskemleye oturur. Pyramus küçük bir masa getirir, üzerinde imparatorun her zaman yediği şeyler bulunur. İmparator düşünceli düşünceli kahvaltı takımına bakar.)

ROMULUS: Bu son sabah yemeğime niye bu çinko tabak parçasıyla bu yarısı kırık kâseyi getiriyorsunuz?

PYRAMUS: İmparatorun servis takımını imparatoriçe almıştı. Babasına aitmiş.

ACHILLES: Şu anda da denizin dibinde bulunuyor.

ROMULUS: Neyse, zararı yok. Bu son yemeğime eski tabak çanak belki daha fazla yakışır. (Bir yumurta kırar.) Augustus tabiî gene yumurtlamadı, değil mi?

PYRAMUS: (Yardım arayan gözlerle Achilles'e bakar). Hayır, imparatorum.

ROMULUS: Ya Tiberius?

PYRAMUS: Julia sülalesinden hiçbiri yumurtlamadı.

ROMULUS: Ya Flavialılar?

PYRAMUS: Onlardan sadece Domitian bir yumurta verdi. Ama majeste onun hiçbir yumurtasını yemek istemiyorlar.

ROMULUS: Peki bu yumurta kimden? (Kaşıklar)

PYRAMUS: Her zamanki gibi Marc Aurel'den.

ROMULUS: Başka kimse yumurtlamadı mı?

PYRAMUS: (Sıkılarak) Odoaker.

ROMULUS: Bak hele.

PYRAMUS: Üç yumurta verdi bugün, majeste.

ROMULUS: Dikkat edin, bu tavuk bugün yumurtlamada rekor kıracak. (Süt içer). Bugün ikiniz de çok resmisiniz. İçinizdekileri söyleyin, derdiniz nedir?

ACHILLES: Majesteye tam yirmi senedir hizmet ediyoruz.

PYRAMUS: Majesteden önceki on imparatora da hizmet ettik – kırk sene.

ACHILLES: Tam altmış senedir imparatorluğa hizmet için en acı sefalete katlandık.

PYRAMUS: Her araba sürücüsü, bir imparatorun uşağından daha fazla para kazanıyor. Bunu da böylece bir kere söylemiş olalım, majeste.

ROMULUS: Doğru, bunu kabul ediyorum. Ama siz de düşünün ki, her araba sürücüsü, bir imparatordan da daha fazla para kazanıyor.

(Pyramus, yardım arayan gözlerle Achilles'e bakar.)

ACHILLES: Pantolon imalâtçısı Caesar Rupf, bize Roma'daki evinde uşaklık teklif etti.

PYRAMUS: Senede dört bin sesters veriyor. Haftada üç gün de öğleden sonraları serbest.

ACHILLES: Hatıralarımızı yazmamıza imkân verecek bir iş.

ROMULUS: Şartlar fevkâlade. Serbestsiniz. (Tacı başından alır, her birine birer yaprak verir.) Altın çelengimin son iki yaprağı. Bu, aynı zamanda hükümetimin son mali icraatıdır.

(Çarpışma sesleri duyulur.)

ROMULUS: Bu gürültü ne?

ACHILLES: Germanlar majeste! Germanlar geldi!

PYRAMUS: Majeste imparatorluk kılıcını arzu ederler mi?

ROMULUS: O kılıç hâlâ rehin edilmemiş miydi?

(Pyramus yardım arayan gözlerle Achilles'e bakar.)

ACHILLES: Hiçbir rehinci almaya yanaşmadı. Zaten paslanmıştı, üzerindeki mücevherleri de majeste bizzat oyup çıkarmışlardı.

PYRAMUS: Kılıcı getireyim mi?

ROMULUS: Aziz Pyramus, imparatorluk kılıçlarını durdukları köşede bırakmak en iyisidir.

PYRAMUS: Majeste başka bir şey arzu ederler mi?

ROMULUS: Biraz daha kuşkonmaz şarabı istiyorum. (Pyramus, elleri titreyerek kupayı doldurur). Artık gidebilirsiniz. İmparatorun artık size ihtiyacı kalmadı. Her zaman kusursuz olarak hizmet verdiniz.

...

BÜYÜK ROMULUS
Friedrich DÜRRENMATT
Çeviren; Vural ÜLKÜ
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları
2. Basım, Eylül 1985
Sf. 84-89

kategori: