ENTELEKTÜEL ve AYDIN KİM?

bünyamin Ergün Per, 02/10/2014 - 12:41 tarihinde yazdı

Her ikisi de dertlidir ve yine her ikisi de önce insanı düşünür. Tek farkla...

Aydın'ın derdi toplum ve toplumu oluşturan bireydir. Entelektüel'in derdiyse İnsan. Aydın, bir mumsa, Entelektüel o mumu yakan kişidir. Enteresandır ki Aydın, Entelektüel olabilir; ama Entelektüel, Aydın olamaz. Entelektüel, kimi zamanlarda bunu ister; ama yapamaz. Çünkü beslendiği damarlar Aydın'ınkine nazaran çok farklıdır.

Misal:

+ Aydın, bir gazetede yazabilir; ama Entelektüel yazılır.
+ Aydın, gerçeği yalnızca gerçeği söyler. Entelektüelse gerçekleşmesi gerekeni.
+ Aydın, okuyacaklarını söyler, entelektüel okuduklarını.

+ Aydın çekicidir. Kitleleri çevik akıl oyunlarıyla birleştirebilir. Entelektüelse çekici değildir. Kendini kitlelere değil, İnsan'a adamıştır. Dolayısıyla hiçbir çekiciliği yoktur. Aklı çeviktir; ama bu çevikliği kitleler değil yalnızca Aydın kavrar. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz. Aydın diğer Aydın'lara ve kitlelere, Entelektüel de diğer Entelektüellere ve Aydın'lara hitap eder. Entelektüel'in kitlelere hitap etmesi düşünülemez.
+ Aydın gündem insanıdır. "Dün dündür, bugün bugün" mottosudur. Entelektüelin zaman ve mekan kavramı yoktur.
+ Aydın savaşta ölen insanları, Entelektüel'se savaşı ve ölümü sorgular.
+ Aydın, sürekli "tutku"yu işaret eder. Entelektüelse "tutku"nun kendisidir.
+ Aydın, sorgulamadan "doğru" ya da "yanlış" der. Entelektüelse sorguladıktan sonra "iyi" ya da "kötü".
+ Aydın, kendini sürekli göz önünde tutmak ister. Entelektüelse görünmezdir.

Örnekler uzatılabilir.

Pekâlâ Aydın'a ya da Entelektüel'e talip olan kişi kim?

Esasında her ikisi arasında bir fark yoktur. Zira talip yola çıkarken neye talip olduğunu bilmez. Geveleyip durduğu tek şey "hakikat"tir. Ne zaman ki yanmaya başlar, o zaman "Durmalı mıyım yürümeli mi?" diye düşünür. Sonucu genellikle vuslatla sonuçlanmaz. Sonuçlanmaz, çünkü Aydın olmak zordur; ancak Entelektüel olmak daha da zor. İşte burada karşımıza Abdal ile Aptal ayrımı çıkar. Abdal -özü itibariyle-, Entelektüel'e, Aptal'sa Aydın'a taliptir. Bu çıkarım direkt yüze vurulursa hiçbir sonuç alınmaz elbette; ancak şurası var ki hakikatleri sindirmek daima zordur. (Sanat öncelikle bunun, yani gerçekleri büküp mis kokular içinde sunmak, için var.)

Bir aklı evvelin (Aydın, Entelektüel, Aptal ya da Abdal) elindeki uzun çubuğu göze sokarak "Sen aptalsın!" veya "Sen de abdalsın!" demesi hiçbir zaman anlam ifade etmez. Aynı şekilde birinin kendine "Ben Entelektüel'im veya Aydın'ım (veya Abdal'ım veya Aydın'ım) deme hakkı yoktur, olamaz da... Zira kimimiz Abdalca yaşar kimimiz Aptalca. Kime göre? Tabi ki diğerine göre. Kim bu diğeri?

İngilizce'de üzerinde sıkça durmaya çalıştığım bir ayırım var:
1. Other / Başka, Başkaları
2. The other / Öteki (geriye kalan)
3. Another / Aynısından bir tane daha
4. Each other / Birbirini

Other: Jakoben bir kavrayış. Azınlıktadır; ama kabul etmez. Ekonomik, siyasi ve dini yaptırımlarla kitleye yön verebileceğini düşünür. Tüm varlığını da bu işe adar. Aydın ya da Entelektüel değildir. Bu tiptekiler işaret ettikleri kişilerin Aydın ve Entelektüel olduğunu var sayar.

The other: Öteki olan, en başta azınlıktır. Haliyle kitleden ayrıdır. Bu kişi hakkında bildiğimiz tek nokta kitleden kesinlikle ayrı olduğudur. Yani aynı enlemde değildir. Kitleye seslenebilir. Aydın da olabilir Entelektüel de...

Another: Aynı ya da benzer olan, bir diğer ifadeyle hemhal olduklarıyla aynı enlemde olan biri, kendini hem İnsan, hem Aydın hem de Entelektüel olarak ifade edebilir. Aynı şekilde kendini aydınlattığı kişiye aynı sıfatları yakıştırabilir. Kesin olan tek şey bu kişinin kitleye tabi olduğudur.

Each other: Dışarıya kapalı bir grup içinde birbirlerini sürekli pohpohlar dururlar. Aristokrattır. Diğer yandan ne Aydın'dır ne de Entelektüel. Hatta kimi zaman kitle bile değildir. Parası varsa yaşar, yoksa ağlar.

"Birileri"ne göre Aydın ya da Entelektüel olunur mu? Kesinlikle olunur diyemeyiz; ancak "olunabilir" diyebiliriz. Şöyle ki...

Aydın ya da Entelektüel olmak için okumak gerekmez. İlk okuldan terk biri bile Aydın ya da Entelektüel olabilir. Bu durum yalnızca insanın dertleriyle ilintili bir hedef seçimidir. Kimi kitleye hitap etmeye çalışır, kimiyse fikre. Kitleye hitap eden Aydın'dır, fikre hitap edense Entelektüel.

Tabi "Bu Ülke"de her şey çapraşık. Söylenenler hakkında bilgisi olmadığı halde fikri olan ve süslü bir kaç sözden sonra yanındakine bakıp "Adam doğru söylüyor" diyebilenlerden oluşur, "Bu Ülke". Aydın ya da Entelektüel'in kavramsal çözümlemelerine hayret edip yine de bir cümle okumayanlarındır, "Bu Ülke". "Bu Ülke", savaşı olanların değil, savaşta öleceklerin ülkesidir. "Bu Ülke", Zor (Medeniyet) için değil Zer (Modernizm) için kafa patlatanların ülkesidir.

kategori: