AN-NE Kİ AN-NE?

Kategoriler:

An -ne ki an- ne?..

Amine... Sümeyye'nin çığlığına ortak olan nisâ.

Amine... Fatıma'nın merhameti ile ağlayan nisâ.

Amine... Meryem'in kokusunu üstünde taşıyan nisâ.

Ruhu baharı tatmamış, saçları rüzgârla tanışmamış, dudakları tebessüme acıkmış dilber... Daha çocuk olamadan elliye ulaşmak mıydı, mutlulukla tanışmadan sancılarla yaşamak mıydı, vuslatsız hasretlere gebe kalmak mıydı kader?

Derdik ya; on sekizinde bir tazesin Amine, söylerdik ya; ipek, saçlarını kıskanır Amine, gülerdik ya; gülüşün güle ilhamdır Amine, susardık ya; bakışın şahine kederdir Amine, ağlardık ya; hançer bundan tatlıdır Amine. Sendik ya, seninleydik ya, beklerdik hatta özlerdik ya, kavuşurduk bazen sarılırdık ya, bizdik ayrıyken beraberdik ya... Amine! Evladım derdin ya, Amine! Öper, koklardın ya, Amine! Ben görmeden ağlardın ya...

Titreyen sesin titretiyor yüreği, şefkatin sarmalıyor bedeni, kokun gün oluyor geceye, düşler sen oluyor Amine... Ey gözlerinden katreler dökülen yorgun kadın, bu yaşlı gözler miydi hayallerimde göreceğim, bu yavaş adımlar mıydı can atarak bekleyeceğim, bu hasta beden miydi gitmemesi için her ân dileneceğim, sen miydin genç yaşımda sevginle dilleneceğim, sen miydin kimseler görmeden göz yaşı dökeceğim, söyle Amine!.. sen miydin yaşarken yüreğimi düğümleyeceğim?.. Çocuk kalmak vardı mutsuz kadın, oynamak vardı beraber, ip atlamak hatta evcilik oynamak, oyunda bile olsa 'anne' olman vardı, tutman vardı ellerimi, taştan yemekler pişirmen, oyuncaktan olsa da bir bebeği sevmen, gülmen vardı yalnız kadın, bir kez olsa da içten gülmen, unutmak vardı her şeyi, böyle kalmak, güzel kalmak ve mutlu uyanmak...

An! ne ki?.. Anne?

An! ne ki?.. Amine?

Sen mi, ben mi, biz mi?

Şimdi uyu sevgili, şimdi en güzel anneye, bir güzel evlat vakti...

Unutmadan; 'ben ölmeden ölmek yok!' hani düşlerde anlaştığımız gibi...