AŞK UYANDIĞI ZAMAN

Kategoriler:

Yedi kat göğü dürüp, aşk diye sundukları gündü...

Acıydı senden önce ve yazıktı gönlüm sen gitmeden önce. Habersiz gelip kurulmak yoktu kalbime, ardına bakmadan gitmekte yoktu kurduğumuz hiçbir hayalde. Gökyüzüne taşınacak, bulutların üstünde bahçeli evimizde yaşayacaktık hatırlasana... Sen bana Mecnun diyecektin, ben sana Züleyha, Varaka gibi yiğit olacaktım ben, Nevbahar gibi güzel olacaktın sen, Tahir gibi bakmak bana, Şirin gibi gülmek sana yakışacaktı... Olmadı, keşke olsaydı...

Şehirlerim griye boyandı şimdi, gözyaşlarım kanıma, kanım gönlüme bulaştı. Hâlbuki zor değildi o kadar, hiç yoksa sevmek vardı uzaktan uzağa... Yalnızlık şiirleri yerine hasret şiirleri yazmak, geceyi değil gündüzü resmetmek, hüzün yerine ümit şarkıları dinlemek. Başını omzuma bırakacaktın, sevdiğin şiirleri fısıldayacaktım, bir şehri bir dünyaya katık edecek, öteler için sözleşecektik. Ulaşılmaz hayallere inat, ulaşılır hayalleri seçecektik... Olmadı, olmadı ya keşke olsaydı...

Karaya emanetlerim vardı unutmadıysan, döndüğümde hiç birini bulamadığım. Geceye düşler yüklemenin yanlış olduğunu, yanlışlıkla anladığım. Yarım ağız şiirler yazmıştım sen yokken, varken yazmadıklarıma saymayacağını bile bile... Adın Leyla oldu, zindanda Yusuf’un oldum. Gülşah diye satırlarda seslenişim, Süheyl diye yankı buldu, Zühre baş olurken hüzne, aynadaki Ferhat ayrılıkta sondu... Olmadı, yine olmadı ya keşke olsaydı...

Uzaktım, daha uzak olup aklında olmaya razıydım...
Yalnızdım, en büyük derdimin bu olması duasındaydım...
Azdım, çoğul şahısların unutulmuş zamanlarındaydım...
Neden bilmem naif dertlerin umutsuz hastasıydım...
Dilime konuşmama, elime kelepçe yasaklarındaydım...
Issız bir şehrin, sevme suçuyla arananıydım...

(...)

Meğer uykudaymış aşk, kapısını çaldığımda. Sükût tek merhemmiş kapı açılmadığında... Mecnun koşandı, Leyla susan; Yusuf arayandı, Züleyha susan; Varaka sabırdı, Gülşah susan; Süheyl yazandı, Nevbahar susan; Tahir duaydı; Zühre susan; Ferhat yangındı, Şirin susan...

Kapı bir gün açılacak...

Aşk uyandığı zaman...

...

Çok güzel bir eser...Çok

Çok güzel bir eser...Çok beğendim gerçekten...Her satırda biraz daha kalbimden bir şeyler bularak okudum...Yüreğinize sağlık- çok klasik bir tebrik olsa da- .Tebrik ediyorum nacizane...

Aşk...

Sizin satırlarınızı okurken Aşk namına aklıma gelen bir cümleyi paylaşmak istiyorum...
'' artık hiç umudun kalmadıysa bana verecek, bak işte,
acın var ya daha... '' nietzsche
Dilerim size ve herkese önünde beklediği kapı bütün ihtişamıyla bir gün açılır... yüreğinize sağlık...

Aşkı U/yutan

Dünyada her şey insanla anlam kazanıyor. İnsan olmasaydı, tek başına aşk, sınırsız aşk ne anlam ifade ederdi diye düşünmüşümdür hep, farkında -hatta haddimde- olmadan.

Aşk uyandığı zaman! Teknolojinin ruhsuz(!) dalgaları bu yazıyı, yüreğin bu kıyısına bir ümidin tercemesi, bir duanın yansıması olarak değdiriyor diyebilirim. İnşaAllah gönderildiği yere varır'ı eklemektir bana düşen. Muhalifim ya insana (huy işte) iliştirmek istediğim bir şey -belki bir soru ya da bir cevap- daha var.

Aşk uyandığı zaman, evet ama:
Aşkı uyutan kim?

Bu hüzünlü ümitli yazı için teşekkürler.
Muhabbetle.

Mutmain Muhalif...