talip sevilay yazıları
EZİK DUYGULARLA HAPSOLDUM BİR TENE
talip sevilay 14 Nisan, 2008 - 07:30
Her günü diğer güne bağlayan sıradan bir gece…
her gece aynı his.
Tanıdık olmadığım bir dönemde tanımadıklarımın hayatına girdim geride güzel bir ilişkinin terkedilmişliğini yaşarken. Askerden geldikten sonra yapmam gereken iki şey vardı oysa ben bunları bire indirgedim ve hayır kümesi altında amel alt kümelerimi yaşamaya başladım. Aklımdan geçen iki şey; aşk ve iş idi. Aşk geldi çattı : aşkın karşı tarafıyla bir sabah konuşurken güzel bir sohbet sanki bana işi müjdeledi ve aynı gün iş mülakatım oldu. İki gün içinde işe başladım ve tanımadıklarımın dünyasına girdim. Çok geçmeden aynı şirkette sözleşmeli personel oldum. Ben işe alıştıkça insanlar da bana alıştı. Sevgi doğdu çalıştığım dünyamda tabiî ki o dönemde bir aşk bitmişti.
İnsanlarla olan diyalogumdan mı kaynaklansa gerek, bizimle işe başlayan herkese ben yardımcı oldum. Ve sen geldin. Ben yardımcı oldum.
Tam düşmüşken tutulacak bir dal olunur çizgi filmlerde ve benim de ince çizgilerle çizdiğim filmimde bir dal oldun arkadaşım, bana.
ÜSTÜN ÇAMURLUYDU, KOCA EŞŞEK AŞIK MIYDIN?
talip sevilay 27 Şubat, 2008 - 09:20Caminin bahçesindeki kitapçıdan çıktığında elinde bir paket vardı. Pakette bir kitap ve bir tespih. Biraz sonra da tatlıcıdan tatlı alacaktın.
İki tat; biri iki duyguya isabet: sükûnet ve ibadet. Kitapta sükûn et ki anla. Anla ki ibadet et. Aldığın kitapta küçük şeylere sığdırılmış büyük hazlar kelam edilmişti ve aynı hediye paketinde 99 taş dizilmişti. Sükûn et kalbin sana muhtaç. Birinci tat; sükûnet.
Selam verip içeri girdiğin tatlıcı dükkânı günlük tatlılar satardı, fabrika satış mağazası. Damak tadından şüphe etmeyenlerin en uğrak yeridir küçük tatlıcı dükkânı, senin semtinde. İkinci tat: Tatlı. Sende biliyorsun, baban hep derdi “hesabını şaşırmadıkça insanların dilinde bir tat bırak, kalplerine ise kendini.”
KİM MUTLU?
talip sevilay 16 Ocak, 2008 - 08:30
Hazan mevsimi biteli epey oldu şehirde. Şimdi kışın hüznünü yaşıyor cümle alem. Hazanın sararıp dökülmüş, sokaklarda ağırlanan sersefil yaprakları bile kalmadı. Hepsini son rüzgarlar savurdu, yağmurlar toprağa kardı. Şimdi toprağı örten yağan kardı. Ayaklarımızın altında beyaz soğukluk..kış hüznü vurunca akşam çayında yüzümüzü ,aynaya sorduk . Kim mutlu..
Ben..
Sonbaharı geçtim, kısa geldi ömrüm. Çünkü seni, tanırken kaybettim. Sararıp dökülen yaprakların toprağa karılması gibi benim de ölüme terkettiğim geçmiş günlerim toprağın bağrında. Ve ben kendi toprağım , ve sanki kendi kalbime koyukahve bir örtü. Neşeli günlerimi yüzümde bir kırışık olarak saklarken senden gelecek neşeye hasreti mi de yitirdim. Sen ise yüzümdeki neşe kırıntılarını bile hak etmedin. Mutsuzum.
YENİÇERİNİN YENİ'Sİ: NUYAGEVA
talip sevilay 14 Ocak, 2008 - 08:30
Zaman sonbaharı gösterirken hava soğuktu. Bir kişilik ordunun oluşturduğu bir cemaatin içinden sesi en Bilali olan ses okumuştu günün sabah ezanını. Aynı niyetle kılanan namazın ardından huzurda cemaat olan yürekte asker olan topluluk önderlerin öncülüğünde duaya durdu.
“ Ey Hakk!. Bize Bedrin ruhunu nasip eyle”.
Tek cümlelik duanın ardından hep aynı olan işlerine yeni birini eklemek için yola koyulmaya başladılar. Onlar yeniçeriydiler. Varacakları yer varlıkları olacaktı hikayenin sonunda.
Kimi atının üstünde bir kurttu, kimi atı üzerinde bir asil duruştu. Yeniçeriydiler. Asil kurdun gözünde ilk avının heyecanı vardı. Yeniçeriydiler.
Kimi elinde dede yadigarı bir kılıç ile atasının namını taşımakta, kimi ömr-ü hayatının tek kadını –validesinin- verdiği nuskayı öpmekteydi. Yeniçeriydiler.
Vardıkları yer varlıkları olacaktı.
BU BAYRAMDA KİME KURBAN OLALIM?
talip sevilay 17 Aralık, 2007 - 08:30
Ve o gün geldi, İbrahim misali kurban verip sadık kalıp değer verme günüdür.
Biz İsmail isek bizi canından çok seven bir vardı. Kimimzin kulağında şu iki cümleden biri hiç eksik olmamıştır; "Erkek adamın erkek oğlu olur, koş oğlum babana" ya da "kızım olsun da arkamdan ağlayanım olsun, gel annem babana."
Kimimizin aşık olduğu ilk adama, kimimizin ilk kahramanı olan babamıza kurban olsun mu varlığımız bu bayramda?
Ve o gün geldi, İbrahim misali kurban verip sadık kalıp değer verme günüdür.
Ben büyümüşüm yar,
SON PERDE
talip sevilay 12 Aralık, 2007 - 08:18
İçimde nedenini bilmediğim
Bir kırılganlık söz konusu
Dilimde söylemek istediğim
Üstümden çıkmıyor teninin kokusu
Sen kendi derdine yan!
Beni bana bırak artık uslan!
Al hatıralarda ne varsa!
Kendimden vazgeçmişim
Birtek sana yanar içim!
Gel bende gizleniyor
Kolaysa al!!
ÜSTÜMÜ ÖRT YA HATİCE!
talip sevilay 28 Kasım, 2007 - 08:20
Cebeli Nur’da inzivada iken bir gece “ Ey Muhammed, ben Cebrail’im. Allah, vahyini tebliğ etmem için görevlendirdi. Bunu “Oku”, sözlerini duyduğunda bihaberdi yaratılmışların en şereflisi olduğundan., Muhammed. Var edenin gönderdiği elçilerin müjdelediği, İbrahim’in emaneten taşıdığı Nur’un asıl sahibi olduğundan bir haberdar. Tebliğ emri üç kez sıktı Muhammed’in bedenini, üç kez o müstesna ses “okuyamam” dedi. Nereden bilsindi okumayı Muhammed. bihaberdardı okumanın ona lütfedileceğinden.
“Oku,Yaratan Rabbinin adıyla. Ki insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Çünkü Rabbin en üstündür. Kalemle öğreten O’dur. İnsana bilmediğini O öğretti.” ( Alak:1-5).
Hakkın Kelamı yine kalemin önüne geçmişti. Kalp ve kelam ilk kez bu kadar manaya bürünmüş. İlk kez bir nur yükseldi karanlık sessiz bir mağarada. Oku.
“Sanki kelimeler kalbime yazılmıştı” diyecekti birgün Muhammed. Oku.
ERVA'NIN DUASI NEYDİ? // 3 Tanrı Sana Küsmedi
talip sevilay 27 Kasım, 2007 - 08:30
Varlığın sana ar değildir. Seni kıymetli yapan şey, bizzat var olman olduğu için varlığını kirli görmek kimsenin haddi değil. Senin varlığın özünde kirli olmadığı gibi var olan hiçbir şey de özünde kirli değildir. Varlığı kötü kılan insanın iradesini kötü yönde kullanıp varlıkla yıkıcı bir ilişkiye girmesidir. Bütün varlığın sahibi alemlerin rabbi olduğu için O’nun yarattığı hiçbir şey özünde kötü değildir. Her şey bir anlam ve ölçü içinde yaratılır. Gübrenin çok pis olduğu söylenir. Oysa aynı gübre gülün dibine konulduğunda gülün kokusuna koku, rengine renk katar. Varlıkları olması gereken yerde kullanmamaktır kötü olan.”
Kötü olan gübrenin marifeti mana olup güle renk verirken “güya” kötü bir ses gerdi iki paragrafın arasına.
- Kitap mı okuyorsun arkadaşım?
- Evet
- Çok güzel ya. Sayfaları çevirirken anladım kitap okuduğunu.
İSTİRİDYEDEN ŞİŞEYE BİR MANA; İNCİ
talip sevilay 22 Kasım, 2007 - 08:20
Kalem sahibi eline kalemi aldığında gündüz katıldığı takı fuarı izlenimlerini dergiye yetiştirmek istiyordu. Konu takı - mücevher olunca fuarda hayli bir asil duruş vardı insanlarda. Pahalı kıyafetler, güzel mankenler ve büyük rakamlı sohbetlerin erkekleri. Anlaşılan kalem sahibinin anlatacak çok şeyi vardı. Bir tek gerdanlığı anlatmak bile sayfalarca sürebilirdi.
Masada bir fincan çay, birkaç kâğıt ve bütün bildiklerini kusmaya hazır bir kalem. Kalem sahibi en çok fuarın gözdelerini anlatmak istiyordu; inci kolyeler ve gerdanlıklar. İnciden etkilenmiş olsa gerek ki yazısına mistik bir de hava vermeliydi. Mistik bir hava ve mankenin üzerindeki tek taşlı inci kolye. Eski bir Arap efsanesi , incilerin, ayışığı ile dolu çiğ damlaları okyanusa düştüğü ve istiridyeler tarafından yutulduğu zaman oluşturulduğunu anlatırdı.
YUSUF İLE ZÜLEYHA; MART YAĞMURU
talip sevilay 21 Kasım, 2007 - 08:18
Yağmur yağıyor şehidimin yurduna, ve ben terkedişteyim. Gök gürledi. Yağmur toprağı nemlendirdi ve yanağımda nemli bir gözyaşı. Şehidime yazılan türkü dilimdeyken ben kendi ağıdımın yakıldığı yerde olmalıydım.
Şehidim, yurduma şehadeti yakıştran yiğidim; seni ardımda bırakıp gidiyorum. Elimdedeki cam fanusta bir avuç toprak senin cennet lahdinden. Şehidim, seni şu eşsiz şehadet kokusuyla başbaşa bırakıp Efendimin müjdelediği şehre gidiyorum.
Ve annem.
Üzülme annem. Bu gidiş terk ediş değil. Bu gidiş kavuşmadır, rüyalarımın aslına. Seni şehidime emanet ediyorum. Ah be Meryem Anam, sen demezmiydin “git yavrum, yüreğini dinle ve git”. Annem seni terk etmiyorum. Ben yüreğime gidiyorum, yüreğine vuslatımı bırakarak. Geleceğim anne, hiç gitmemiş gibi.
Bak yağmur yağıyor aylardan Mart." Yağmurla git " demiştin anne.




Son yorumlar
1 saat 6 dakika önce
1 saat 11 dakika önce
5 saat 50 dakika önce
6 saat 14 dakika önce
13 saat 51 dakika önce
14 saat 49 dakika önce
15 saat 2 dakika önce
15 saat 45 dakika önce
1 gün 11 saat önce
1 gün 22 saat önce
2 gün 18 saat önce
3 gün 22 saat önce
4 gün 11 saat önce
4 gün 18 saat önce
4 gün 20 saat önce