Aşağıdakilerden hangisine katılırsınız?

Kategoriler:

Hayal ediyorum; ama düşünmüyorum
9% (27 oy)
Anlıyorum; ama anlatmıyorum
25% (72 oy)
Okuyorum; ama okutmuyorum
3% (8 oy)
Yardıma
1% (2 oy)
Çok konuşuyorum; ama dinlemiyorum
2% (7 oy)
İnanıyorum; ama bilmiyorum
15% (42 oy)
Yaşıyorum; ama yaşatmıyorum
1% (4 oy)
Herşeyi değiştirebilirim; ama değiştirmiyorum
23% (65 oy)
Doğruyu biliyorum; ama yalan söylüyorum
4% (12 oy)
Okumuyorum; ama entel görünüyorum
5% (14 oy)
Anlamıyorum
11% (32 oy)
Toplam oy: 285

"...ve felsefe herhalde

"...ve felsefe herhalde deliliğe en yakın noktada,delirme kaygısı için bir tesellidir."
sistematik bir okumaya geçememekten yıllardır muzdaribim.sonunda bir sinir harbine dönüştü kitapla aramda geçenler.ama ağzım laf yapar.o yüzden şimdilik çevremden bir tepki görmeden günleri kurtarıyoruz.Allah selamet versin bana ve benim gibilere...

Trajik sonuçlar

Bu kadar trajik sonuçları görüp de kimsenin yorum yapmıyor olmasına şaşırdım, doğrusu.

Türk insanı beni daima şaşırtıyor.

Hayırlısı.

Cevaben

Diyebilirim ki;

Bünyamin Bey, işaretlediğim kısım "anlıyorum ama anlatmıyorum" kısmıydı. Çok düşündüm, "bunun sebebini burada yazsam mı, yazmasam mı" diye.

Aslında orada bana lazım olan kısım "anlıyorum ama hem anlatamıyor, hem de anlatmıyorum" kısmı olmalıydı. Anlatamıyorum; çünkü düşüncelerimi toparlamakta çoğu zaman zorlanıyorum. Yazarken kurgulamak kadar kolay değil galiba insanlara bilgiyi aktarmak. Bilgi aktarımı yapmaya çalışırken oldukça zorlanıyorum. Bir kaç kez yapmaya çalıştım, ve yoğun eleştirilere maruz kaldım.

İşin anlatamıyorum kısmı burası sanırım benim için. Anlatmıyorum kısmına gelirsem, iş birazcık daha çetrefilli hale geliyor.Bu, eleştiriden kaçış olmadı hiçbir zaman. "anlatamadım, azar işittim, ağır geldi, kaldıramadım ve anlatmıyorum artık" meselesi değil. Düşünüyorum, anlatırsam, yanlış aktarmış olacağım. Yanlış aktarırsam, karşımdaki yanlışı doğru kabul edecek ve sonunda yanlışlar zinciri birbirini tetikleyecek. Ortaya farklı yanlış anlaşılmalar çıkacak.

Bu yüzden, düşüncelerimin olgunlaşmasını sabırla bekliyorum. Anlıyorum, toparlamakta güçlük çekiyorum. Sonuç olarak, anlatmıyorum.

Size sorayım, sizce bu yaptığım doğru mu? Cevabınızı bekliyorum.

İyi günler.
-----------------------------
namarie...

Cevap (ya da bir başka soru)

Aydın bey,

Sanıyorum Yusuf bey anketi kurgularken sizin üzerinde durmuş olduğunuz alanlarda titizlik göstererek hareket etmiş ve mümkün mertebe ankete oy verenlerin sizin düşündüklerinizi düşünmesini sağlamaya çalışmış. Bir tür güdüleme de diyebiliriz. Tabi sonuç önemli.

Söyledikleriniz ve sorduklarınız deminde; lâkin şurası var ki herkes mezara tek başına girecek. Dolayısıyla benim düşündüklerimin ve söyleyeceklerimin herhangi birisinin düşündükleri ve söyleyecekleri kadar önemi var; ancak şurası var ki hiçkimse doğuştan bilgili, kültürlü ya da aydın değil. Haliyle yanlış da doğru da insana verilmiş; fakat insan hatalarını görüp "hata yaptım" deme cüretinden yoksun hareket ederek cesaret sergilediğini ve güçlü olduğunu (?) göstermeye çalışıyor.

Dediklerimi üzerine almayınız, genel-geçer konuşmaya gayret ediyorum. Siz yukarıda "ben"i betimlemeye gayret etmişsiniz; fakat dikkat ederseniz (bir ipucu) buradaki anket "ben"in "biz"e olan etkisinin sonuçlarını ölçmeye çalışıyor gibi görünüyor.

Belki biraz dikkat ve belki biraz sessizlik, olgunlaştıran en önemli unsurlardan; fakat ömrümüz bize az geliyor ve konuşmaya, paylaşmaya ve göstermeye can atıyoruz. Bir türlü bilemediğimiz en önemli mesele bizim konuştuklarımız, paylaştıklarımız ve gösterdiklerimiz bizden önce olan, yaşayan ve hatta yitip giden kişilerce konuşuldu, paylaşıldı ve gösterildi. Peki sonuç?

Bizler bunları düşünmek için mi dünyaya geldik? Anlayıp da anlatmamak için mi ya da anlatamamak için mi? Sanıyorum ki asıl düşünülmesi gereken sorun bu, diğerleri işin latifesi. Bir çift kelamımız varsa şürketmeli, o kelimeyi söyleyebileceğimiz için durmalı, tüm bu süreci idrak ettikten sonra da...

Sanıyorum tekrar durmalıyız.

anlatmıyorum cunku;

Anlatmiyorum çünkü etrafımda anlatacaklarımı anlayacak insanlar olduğunu sanmıyorum.

Okuduklarımı, gözlemlerimi bütün bunlardan çıkarımlarımı anlatmak çevremdekilere, anlamsız ve boş bir uğraş olmalı diye düşünüyorum sık sık. Öyle ya, insanların daha önemli uğrasları var hep, hayatı anlamak dışında. Belki hiç anlatmayacağım; ama anlamaya çalışmaktan vazgeçmeyeceğim de.

Saygılar.

hiçbirşey anlamadım.

ben bu anketten hiçbir şey anlamadım. çünkü her şık başlı başına apayrı konulardan bahsediyor, her nekadar birbiriyle ilintili olsa da, hangi soruya cvp arıyoruz bunu anlamadım. anlamak üzerine yönlendirilmiş bir anket ise herbirinden bir parça barındırıyoruz kendimizde sanırım.ama her şık da kendi içinde 'neye göre', 'ne zaman', ve 'neden çözümlemesi' her şık için ayrı bir açılım gerektiriyor...

Hayal ediyorum; ama düşünmüyorum-hayal ediyorsam düşünüyor degilmiyim-
Anlıyorum; ama anlatmıyorum-anlamak herzman anlatabilmeyi zorunlu kılmasa da...-bu şıkkı da neyi düşünerek işaretliyecegimi de bilemedim
Okuyorum; ama okutmuyorum....ne okuyorum kime okutmuyorum yine anlamadım ne yapayım:)
Yardıma ihtiyacım yok; ama yardım da etmiyorum...en anlamlı şık diye birşey sözkonusu edemiyecem sanırım. çünkü ben hala soruyu bulamadım
Çok konuşuyorum; ama dinlemiyorum-konuşmak ve dinlemek üzerine bir soru olsa güzel bir şık olur diye düşündüm hemen-
İnanıyorum; ama bilmiyorum-neye inanıyorum? neyi bilmiyorum? bu şıkkı işaretleyenler hakkında ne düşündürecek onu da çözemedim cidden.mesela yüzde 20 si bu şıkı işaretlemişse o zaman ne düşünmemiz lazımdı gibi.bu kişiler neye inanıyor, neyi bilmiyor?!
Yaşıyorum; ama yaşatmıyorum -vallahi galiba bende bir sorun var anlamamak kusur degil sanırım anlamamakta ısrarlı olmak en buyuk kusur.neyse artık devam etmiyeyim çünkü hep aynı şey çıkıyor.
Herşeyi değiştirebilirim; ama değiştirmiyorum
Doğruyu biliyorum; ama yalan söylüyorum
Okumuyorum; ama entel görünüyorum
Anlamıyorum

mesjımın başlıgından yola çıkarak sonuç şu:Anlamak isterdim elbet.

selamlar

Açıkçası ben de anlamadım

Serdil Hevi,

Açıkçası ben de sizi anlayamadım. Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz acaba?

el cevap:

soru:insanlıgın üzerindeki eksi ve artı degerleri nasıl degerlendiriyorsunuz?(kendime )
el cevap:kendimi

işte böyle bir alaka. ancak bu kadar anlayabilmişim ki soru da cevap da böyle ...

anlama telaşında olan birine böyle bir soru soruyorsanız ben derim ki sadece aynaya bakıp da kendimi dunyanın merkezi görmuyorum.kendimin etrafında kendimle birlikle -kendime hitap eden ama hangi yönleriyle-anlam kazanan ya da anlamını yitiren yüzlerce şey varken mı böyle bir soru... ben konuyu fazla dagıtmıyayım yine de.belki bazen anlaşılmamak da gerekiyordur.
selamlar.

İnsan sevdiğiyle,

İnsan sevdiğiyle, ailesiyle, arkadaşlarıyla sürekli karşı karşıya geldiğinde artık herşeyden vaz geçiyor. Hayal ettiğin dünyaya kapı aralığından bakıyorsun, tek başına o kapıdan geçsen, diğer tarafta yanlız olmak, tamamen anlamsız.. Geçmesen sürekli bir şeyleri eleştiren, hayata, insana vs. herşeye muhalefet bir kişilik profili çiziyorsun.. Kapının ardında yaşamak, en zoruda bu.. İstediğin hayatı yaşıyorsun kapının ardında, istediğin hayatı yalnız yaşıyorsun, fazla uzaklaşmadan.. Bencillik gibi geliyor bazen bu bana, tekrar geri dönüyorum.. Karşı kaldırıma geçip, insanların arasına hiç bir şey olmamış gibi adım atmak ve herkes gibi yürümek cafcaflı vitrinlere bakarak, sonra tekrar geldiğin yere dönmek.. Bu kısır döngü beni yoruyor, yorulmak anlamayı geciktiriyor..

Değişim zor...

Her şeyi değiştirebilirm; ama değiştirmiyorum, diyenlerdenim.Evet aslında insanın aklından o kadar çok şey geçiyor ki...Hatta hayatta birçok şey üzerinde köklü ıslahatlar yapabilecek kadar çok şey geçiyor bazen.Lakin sanırım aklımızdan, ya da aklımdan diyeyim, geçenlerin yapacaklarından ya da etrafımızdaki insanların tepkilerinden korkuyorum.Çünkü birçok düşüncemin çevremdekilere ters geldiğinden ve uygulamaya döküldüğünde ortaya çıkacak değişimlerin onları üzeceğinden eminim.Budur beni engelleyen zahir.Her şeyi hatta o kadar çok şeyi değiştirebilirim ki...Ama olmuyor velhasıl...

anlamak

anlamak'a yakışmamış bu anket. hayal etmekle düşünmek arasında ki farkı biri bana anlatırsa çok sevinirim.(düşünmeden hayal etmek nasıl bir şey? merakım bu cevabadır) sitem eleştiri ya da benzeri bir hal değildir bu. cevabı tüm samimiyetimle bekliyeceğim ve cevaba tek kelime yorum yazmadan. anlıyorum ama anlatamıyorum seçeneğini işaretlemiş üyeler dışından bir cevap bekliyorum
saygılarımla....

Gerçekten bencede merak

Gerçekten bencede merak konusu.Düşünmeden hayal edebiliyorsak, ya da hayal edebilecek birtakım şeyler bulabiliyorsak yeni bir boyut kazandırmış oluyoruz düşünmeye, hayal etmeye,edebilmeye ve dahi aklımızı kullanmamız gereken her meseleye...

ne yana baksam, dert orda görünüyor...

Anket, evet, birbirinden bağımsız sorulardan oluşuyormuş gibi görünüyor. Bununla beraber, hepsinin birleştiği ortak bir nokta da var: Okuma, anlama ve yaşama üzerinde meydana gelen sorunlarımız... Bunların hepsi BİZİM sorunlarımız, yani düşünen, düşünmeye çalışan ya da kendini düşünüyor gören insanların sorunları...
Zihnimize bir yerden giriş yapmışız ama bu giriş bir şekilde tıkanmış ve biz orda kalakalmışız.
Anketin en büyük faydası belki de hangimizin nerde tıkandığını KENDİMİZE göstermesi olacak...
Selam ve dua ile...

Anlamsiz firtinalarin esintilerine

Merhabalar..yukardaki anket hakkinda hepimiz baska baska seyler soyluyoruz vee aslinda herkes kendinde ne goruyorsa onu soyluyor.. bir sey dikkatimi cekti.. yukardaki ankete katilmayanlar ya da katilanlar... zaten insanlar yukardaki ankete bakarak yorumlariyla bir takim seyleri soylemiyor mu? anket hakkinda yazdiklariyla aslinda bir sekilde de ankete cevap verilmiyor mu? ya da yapilan yorumlarla bir sekilde zaten bu katilima ortak olmuyormuyuz?... ne bir seylerin gercekligi yuzumuze vuruyor ne de kendimizden kaciyoruz cevap vermekle ya da vermemekle.. sadece kisisel insani tercihlerimiz hakkinda yasamin bize sunduklarini yansitiyoruz tarafimizdan ya da biz pencereden ne goruyorsak onu aliyoruz ya da gormek istediklerimizi goruyoruz..anket olsun ya da olmasin , onemli olan bizlerin hayata olan objektif bakislari..ve kendimize olan inancimiz, hayata olan bakisimiz...
saygilarimla