KUTLU DOĞUM HAFTASI
- zekeriyadalkilic yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- tavsiye et
- yazıcıya gönder
- 3976 kez okundu
- rastgele...
BİR YILAN KADAR PEYGAMBERİ SEVEBİLİYOR MUYUZ?
Bir insan düşünün! İnsanların en değerlisi, Bir insan düşünün insanların en güzel ahlaklısı, bir insan düşünün hayatı mutlu ve insanlara adanmış hayatlara hayat vermekle geçmiş. Kimden bahsettiğimi pekala tahmin ettiniz sanırım. Evet gelmiş geçmiş insanların en muhteremi ve en temiz ahlaklısı Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'den bahsediyorum. Öyle bir peygamber ki belki de günümüz şartlarında sahip olduğumuz bir çok şeye hiç sahip olamadı. Mesela en basitinden bizim kadar belki uyuyamadı, belki bizim giydiğimiz ve beğenmediğimiz elbiselerimiz kadar elbisesi olmadı, belki şu anda beğenmediğimiz ev dekorasyonlarımızından hiçbirine sahip olmadı. Çünkü o basit bir hasırın üstünde uyur ve mübarek simalarına o yattığı hasırın izlerine çıkadı. Peygamber A.S bir gün namaz kılarken Ebu Hureyre adlı sahabi peygamberimizin namazını bitirmesini beklemiş. Namazdan sonra: "Ey Allah'ın Peygamberi neden ayakta değil de oturarak namaz kılıyorsunuz?" diye sormuş. Sevgili Peygamberimiz Şöyle cevap vermiş: "Açlık bende derman bırakmadı onun için ayakta duracak mecalim yok yerde kılmak zorunda kaldım." Evet peygamberi kendisine örnek alan nesil peygamberi çok sevdiğini söylüyor ama peygamberin hayatıyla ilgili en ufak bir malumata bile sahip görünmüyor. Peygamberin küçüklere şiddet gösterdiğini, büyüklere saygısızlık yaptığını hangi vicdan sahibi söyleyebilir ki.
Peygamber sevgisi, gönüllerimizde devamlı diriliğini korumalı ve çoraklaşan, verimsizleşen duygu, düşünce ve dimağlarımız bir bahar yağmuru gibi hayat vermelidir. O peygamber ki ümmetinden tek bir insanın kurtuluşu söz konusu olduğunda elindeki bütün imkanları (maddi-manevi)hiç çekinmeden feda ederdi.
Ya bizler, O'nu gerçekten hakketiği kadar sevebiliyor muyuz? kendi adıma bu soruya cevap verecek olursam kesinlikle hayır demek zorunda kalıyorum. Ya bir gün peygamber evinize misafirliğe gelecek deselerdi ne yapardım acaba? Acaba gerçekten peygamberi evime alacak yüzüm olur muydu? Bunu herkesin kendisine sorması lazım bence.
Yazımın başlığını merak edenler olmuştur sanırım. Evet gerçekten bir yılanın sevdiği kadar peygamberi sevemiyor muyuz acaba? Hayat hiç kimse için sonsuz değil. Her doğan bir gün ölüyor her yaş bir gün kuruyor her genç bir gün ihtiyarlıyor gözlerimiz önünde. Bizler daha dün çocuk değil miydik? Ne kadar çabuk unuttuk sokaklarda oyunla geçen günlerimizi. İnsan bunları bile bile belki de kurtuluşunun yegane sahibi olabilecek birini ihmal edebiliyor. Hani yartıklar içinde en akıllı varlık insandı. İnsan sonunun kötü olduğunu bile bile yanlışlar girdabında kıvrandıkça kıvranıyor. Ve işte bu karanlık hayat dehlizlerinde elinde feneriyle bizlere yol gösterebilecek tek insan Peygamber A.S Efendimizdir. Hz. Peygamber Mekke'den Medine'ye göç ederken kendisini takip eden kimselerden korunmak amacıyla yol arkadaşı Hz. Ebubekirle birlikte Sevr mağarasına sığınmışlardır. Bu yolculuk boyunca yorulan Peygamberimiz başını yol arkadaşı Hz. Ebubeki'i dizlerine koyarak uyumaya çalışıyordu. Hz. Ebubekir de zararlı böcekler Efendimize zarar vermesinler diye mağara içindeki delikleri kapatmaya çalışıyordu. Elindeki malzeme bittiği halde bir takım delikler açık kalmıştı ve o yüce insan sırf peygamberimize bir zarar gelmesin diye açık kalan deliklerden birisine topuğunu yerleştiriyor ve yıllardır peygamber efendimizi görmek isteyen bir yılan da kendisini sevgili peygamberimizden mahrum eden o topuğu sokuyordu. Hz. Ebubekir'in canı yandığı için gözlerinden yaşlar peygamber efendimizin mübarek yüzlerine damlıyordu. Peygamber A.S bunun üzerine uyanıyor ve meseleye hakim olunca hz. Ebubekir'e şunları söylüyordu: "o hayvancağız beni görmek istiyordu sen engelliyence muradına erişmek için seni soktu". Evet insanların hain dediği ve pek de sevmedikleri bir hayvan bile Allah'ın peygamberini bu denli seviyordu. Peki bizler gerçekten bir yılanın sevebileceği kadar peygamberi sevebiliyor muyuz?




tebrik
kıymetli dostum
samimi hislerini okumak çok güzel. cümlelerinde seni görüyorum. ve naifliğini. kelilmelere yansımışsın. her şeyinle.
kalemine sağlık.
Teşekkür
Yazım aslında hiç düşünülmeden kaleme alınmıştı. Ama yazıma yorum ekleyerek beni cesaretlendiren Resul Bey ve Gülşah Hanımefendilere teşekkür eder, onlara ve eğitimin gücüne inanan bütün arkadaşlara sonsuz saygılarımı sunarım
sevmek elbette sevmek ama ya tanımak
selam üzerinize olsun
Ben yazdıklarınızın birçoğuna katılmakla birlikte daha başka bir açıdan yaklaşmak istiyorum konuya izninizle.
Asıl olarak ben başta efendimiz s.a.a olmak üzere dini şahsiyetler ve hatta dini usüller ibadetler konusunda sevmenin,tanınmaya oranla oldukça daha iyi ve önde olduğunu düşünüyor ve daha öncelikli sorunun tanınma meselesi olduğuna inanıyorum.
Peygamberi sevmeyen ona saygı duymayan yoktur dinle alakasız insanların bile onun adı geçtiğinde gözlerini yere diktiklerini görürsünüz.Yada oruç huzur bulduğunu yüreğinin yağının eridiğini ve çok saygı duyduğunu söyler dini hükümlerden habersiz olan kimseler bile.dünyada hiçbir ülkede olmadığı kadar çok camiye sahibiz dışardan gelenlerden edindiğim izlenime göre ve birçoğu varoş tabir edebileceğimiz yerlerde ve tamamen yöre halkının büyük fedakarlıklarla imar ettiği ve gerçekten hatırı sayılır meblağalara mal olan yapılar allah sevgisi ve peygamber sevgisi ehli-hak ehli beyt sevgisi neden yalnızca.Ağlamak demiş bir yazar dünyadaki en saf yalansız dildir diye.Gözyaşları sel olur senetül hüzn anlatıldığında şefaat için göze alınanlar anlatıldığında yada aşura günü tüm müslüman aleminde.Ama içimizde peygamber s.a.a hakkında şöyle esaslı bir kitabı dikkat ve tefekkür halinde okuyan sevenlerinin sayısı oldukça azdır Dahada ileri gidiyorum allah kelamı kuranı bile okumak hususunda sıkıntılarımız olduğu bence çok açık.Ben kendi adıma bile öğrencilik yaşamımdan çok sonraları okuyabildim onun hakkında eli yüzü düzgün bir kitabı daha acı olanıysa kuran-ı kerimi bu gerçekten hala büyük bir sorundur benim için. sevmek hususunda ömrümün hiçbir döneminde tereddüte düşmeme rağmen
Peybamberi s.a.a seviyoruz ama tanımadığımızdan yıllardır filistin kanıyor çeçenistan kanıyor güzel ülkem kendini onurunu refahına değişenlere yamanmaya çalışıyor bu yüzden pervez müşerref hala pakistanın başında yada kabenin karşısı 5 yıldızlı büyük yapılarla işgal edilmiş.kabeye bakıyoruz hac mevsiminde inanılmaz güzel bir kalabalık müthiş bir insan topluluğu hepsi tek bilek tek yürek birde islam topraklarına bakıyoruz hergün ölüm,kan,zillet,kardeş kavgası nasıl bir çelişkidir bu
cevap seviyoruz evet ama tanıyormuyuz bence
Selam ve dua ile kalınız