EYLÜL ESİNTİLERİ
- Hayat Eylül yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- tavsiye et
- yazıcıya gönder
- 544 kez okundu
- rastgele...
Yoğun günler yaşamaktayım hem duygusal, hem bedensel bir ekstra hareketlilik halindeyim son günlerde... Yazmayı, duygu ve düşüncelerimi ifade edip, dile getirmeyi seven bir yapıdayımdır.
Henüz 8. sınıf öğrencisiyken dahi seçmeli dersim ‘Güzel Konuşma ve Yazma’; okuduğum kitap: ‘Söz Söylemek ve İş Başarmak Sanatı - Dale Carnegie’ idi.
Hoş olan tarafı şu ki, aslında Eczacılık mesleğini sürdürüyorum. Edebiyat ve Eczacılık? Çok yakın durmuyorlar birbirlerine değil mi, sizce de?
Sağlık da ilgi alanlarımdan birisidir. Özellikle Alternatif Tıp öğrencilik yıllarımdan itibaren aklımın bir köşesinde yer etmiştir hep, henüz uygulamaya geçiremeyip, düşünce boyutunda kalmış olsa da...
Kendini tanıma, anlamanın da bir yolu olsa gerektir yazmak, diye düşünenlerdenim. İnsan kendisini anlamadan, evreni ne ölçüde tanıyabilir ya da başka insanları, canlıları, hayatı?
Sesli düşünmek gibi bir şey, yazmak... İnsanı rahatlatırken, duygu tahlilleri yapabilmesine, yaşananları dönüp bir kez daha düşünüp değerlendirmesine de imkân veriyor.
Bir kez daha sorguluyorsunuz davranışlarınızı; duygu ve düşüncelerinizi gözden geçirip, sanki bir kez daha yaşıyorsunuz bir başka gözün şahitliğinde, başka bakış açılarından değerlendirmeye tâbi tutarak...
İşte bu duygu ve düşünceler, hayatımın değişik dönemlerinde yazmaya yöneltmiştir beni…
İlk derli toplu bir günlük oluşturma çabam lise 1. sınıf öğrencisiyken olmuştu. Sonraları da ajandama, güne dair notlar düşmüşümdür tarih ve duygularımı yaşadıklarımın yanına ekleyerek ancak, bunların sayısı fazla değildir.
Son bir yıldır yine kaleme alıyorum günün getirdiklerini... Hem keyifli olduğunu düşündüğüm yol hikâyeleri çıkıyor ortaya, hem sonraki nesil için, anı, tecrübe, yaşanmışlık içeren bir eser bırakmış olabileceğimi düşünüyor, mutlu oluyorum.
Babamın böyle bir eser bırakmış olabilmesini çok, pek çok isterdim doğrusu…
Öylesine zekî, birikimli ve bunları şeker gibi bir anlatımla sunabilen, henüz hiçbir yerde bir eşine daha rastlayamadığım bir söyleşi üstâdıydı o... Rahmetle, çok sevgi ve derin bir özlemle anıyorum onu... Ona olan duygularımı kelimelere sığdırmakta âciz kalacağımı biliyorum, yalnızca bir yönünü vurgulamak isterim şu dakikada...
İstanbul, doğup-büyüdüğüm, tahsilimi tamamladığım şehir... Şimdilerde o muhteşem güzelliği her boyutta zedelenmiş olsa da ilk göz ağrım, sınırlarından girdiğim anda farklı bir kimliğe büründüğüm, daha bir canlandığımı duyumsadığım...
Her taşında kaç anımı barındırıyorsun ey güzeller güzeli?
Ablam da çok uzun yıllardır yurt dışında yaşıyor.
İstanbul’da buluşuruz genelde, baba evi’nde...
Bir gün, hatırlıyorum, "Yavrularım", dedi babam; "Vasiyet olmasın üzerinize; ancak, öldüğümde önce Eyüp Mezarlığı’nı bir deneyin".
"Baba", dedik, soran bir ifadeyle... "Ya yer bulunmazsa, ya yerine getiremezsek bu dileğini, arzunu? Çok üzülür, vicdan azabı duyarız biz!"
"Ben", dedi; "Her gün Efendimiz (S.A.V.)’e şu kadar, Eyüp Sultan Hz.ne şu kadar, intisap ettiğim, Küçük Hüseyin Efendi Hz. ne şu kadar şu, şu duaları okuyup, ruhlarına bağışlıyorum. Şunlar, şunları yapanı yanımıza kabul ederiz demiş Eyüp Sultan Hazretleri. Siz bir deneyin olur mu kızım?"
...
Yıllar sonra vefat haberini alıyoruz. Perişanız. O gece her ikimiz de apar topar İstanbul’a gelmişiz, babamın yanındayız. Zâten onun yanından 23 gün önce ayrılmışım, tedavisini tamamlayıp, biraz iyi olduğunu gördüğümde ‘Gel, rahatsızlanırsa yine dönersin.’ diyen çocuklarım ve eşimin yanlarına gitmişim, gönülsüz, gözüm geride kalarak...
Kendimi nasıl suçluyorum. Yaz tatiliydi, ne vardı onların sözüne uyacak, nasıl bıraktım babamı? Diye üzülerek...
Ellerine bakıyorum, hâlen serum izleri var mı, özel bir sistemle açık bırakılan damar yolundaki enjektörün izi hâlâ kolunda mı?
Kanın pıhtılaşmasını engelleyen maddeyi belli ölçüde veriyordum her intravenöz enjeksiyondan sonra...
Hastane sonrası bakımını ben yapmıştım. Hâlâ içim acıyor, niye? O, çok severdi beni; ‘İyi ki Eczacı olmuşsun’; ‘ Ben senden çok râzıyım kızım’ derdi her seferinde...
Kırmamaya çalışırdım onları, konuşmamda bir yumuşaklık olduğunu söylerdi.
Annem de her seferinde söyler, içimde hiçbir acı sözün yok kızım, senin yerin bir ayrı evlâtlarımın arasında, diye...
Çok dualarını alabilmiş olmanın huzurunu yaşıyorum, şükürler olsun...
‘Baba duası, Peygamber duasından sonra gelen duadır, hayattayken duamı alın’, derdi babam...
Açtığım parantezi giderek genişletip, konuyu dağıtıyorum belki, yine de yazmadan geçemeyeceğim. Ömrünün son yirmi yılında kaza namazları vardı kesintisiz. Gecenin ortasında, her gece kalkardı ve ancak sabah namazını kıldıktan sonra az daha dinlenirdi. Tesbihatları vardı her gün belli sayıda ve annemin de tesbihatlarına yardım ederdi.
Evet, geceyi yanında geçiriyorum. Sabahında Eyüp için bir olur arıyoruz. Buluyoruz da...
İşin can alıcı kısmı bundan sonra gelişiyor. Eşim ve ben, ‘Olur’u ararken; ağabeyim ve ablam da Mezarlıklar Müdürlüğüne gidiyorlar ve ağabeyim yalnızca babamın söylediklerini tekrarlıyor ve yer soruyor. Önlerine yer konuluyor ve ondan sonra bizim telefon ulaşıyor görevliye... Ben utanıyorum böyle bir şey denemiş olduğum için ama...
Kısacası, dualar yerini bulmuş; kulun imtiyazına hiç lüzum kalmamıştı. Onu yanlarına kabul edenler öylesine sevgili kullarıydı ki Allah (C.C.)’ın...
Zaman-zemin elverdiği sürece paylaşımlarımın sürmesi dileğindeyim. Tekrar yaşadığım duygular yordu beni şu an için...
Şimdilik bu kadar...
Saygı ve sevgiyle efendim...




Yürekten
Elleriniz dert görmesin, ne kadar içten yürekten satırlarınız.
Her bir kelimenizde yaşanmışlığın, yaşamın acı-tatlı izleri var... tazeler henüz.
Babanız için Allah'tan rahmet diliyorum.Ne güzel... Allah'ın sevgili kullarından olabilmek ve ne güzel öyle bir babaya evlat olabilmek, üstelik hayır dualarını alabilmek. Benim babam da rahmetli derdi ki; Ana-Baba duasını alan kişinin... dünya ve ahirette sırtı yere gelmez oğul..
Güzel olan bir başka şey ise sizi okuyabilmek... Tabi ki herşey gönüllü olunca anlamlı oluyor... inşallah yeni yazılarınızda buluşmak umuduyla diyor...
Selam ve saygılarımı sunuyorum güzel insan.
Dale Carnegie
genç yaşta babasını kaybetmiş biri olarak yazınızı ayrı bir gözle okudum. sanırım benzer duyguları yaşadım kimi olaylar karşısında.
yine de ölümün bir son değil bir başlangıç olduğuna inançla gidenleri en güzel halleriyle hatırlamaya devam edelim.
yazınızda bahsettiğiniz Amerikalı yazar Dale Carnegie bildiğim kadarıyla kitapları, Türkiye'de toplam satış rakamaları açısından en çok satılmış yazardır. aklıma geliveren bir bilgi olarak söylemek istedim.
yeni yazılarınızı okumak dileğiyle...
Sevmek...
Merhaba 'Dost'lar,
İçimden bu kelimeyi kullanmak geldi, öylesine dostâne karşılandığımı hissettim ve öylesine olumlu ön kabulle gelmiştim ki buraya, aranıza; yanılmadığımı hissetmek kıvançla doldurdu yüreğimi...
Ne yüce kelimedir 'sevgi' denilen şey; kâinatı ardı sıra döndürdüğünü düşünmüşümdür.
Yazılarına yorum yapmak istediğim halde yapamadığım ama beğendiğim arkadaşlarımız var.
İsim vermek istemiyorum çünkü tüm yazıları okuyamadım, dedim ya, zor bir dönemden geçiyorum.
Normalde bâzı inceliklere dikkat etmeye çalışırım, göstermelik değil ama, yapılması gerekenin, doğru olanın bu şekilde davranmak olduğuna inandığımdan...
Çok güçlü yazarlar, kalemi kuvvetli eller var aramızda...
Hikâyelerinizi de çok sevdim.
Özel mesajla ya da yorumla destekleyen, yüreklendiren arkadaşlarım, kabul buyurursanız potansiyel 'Dost' larım,
Teşekkürler...İçtenlikle...
Bana bir yuvanın sıcaklığını, dostluk ve paylaşmanın güzelliğini, eşsizliğini bir kez daha yaşattığınız için, başta 'anlamak' yöneticileri olmak üzere TEK TEK, HER BİRİNİZE ŞÜKRANLARIMI SUNMAYI BORÇ BİLİRİM.
Hayat
Her vazgeçişin; bir iç hesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
Öğrendik ki; "Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."
Gönülden Damlayan
Duaları kabul görmüş bu güzel babadan Allah Razı Olsun. Nur Olsun....
Yazınızı okurken içimin titrediğini hissettim. Bu güzel yüreğinizin taçladırılacağına inanıyorum. Ne mutlu size...
Bu güzel esintintilerin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
SEVGİLERİMLE.....