SİLAHLARIMI BİLEMEYECEĞİM ARTIK

Kategoriler:

Silahlarımı bilemeyeceğim artık…
Gökyüzü ağlayacak, derbeder…
Kızıl yağmurlarda ıslanacak..
Sana gönderdiğim mektuplar…
Bir pul üstünde duruyorum…
Elimdeki son sabır taşıdır, kırılacak…
Ellerini uzat, bekliyor damlalar…

Silahlarımı bilemeyeceğim artık…
Göbekli adamlar gülecek biliyorum…
Yağlı masalara yaslanacaklar…
Kahkaha atacaklar havaya…
Savuracaklar, yumruk kelimelerini…
Kanla beslenecekler…

İntizarın gölgesinde geldi ölüm...
Umudun kalbine geldi ölüm…
Kurşunlu urganlarla geldi ölüm…
Arkamda yırtık çoraplar bırakıyorum…
Toprakta gözyaşı damlalarını...
Gökyüzüne serpilecek sayhaları...
Yeryüzünde insan kalıntılarını…

Sedef kakmalı çiçeklerle örtün üstümü…
Duymasın kulaklarım…
Kalın kahkahalı suratları…
Kravatlı darağaçları…
Matruş makinaları…

emeğinize sağlık

şiir çok hoş olmuş.ancak şiirin konusunı çıkaramadığım anlar olur bazen.acaba ne anlatmak istemiş diye.bu şiir de onlardan biri oldu benim için.cahilliğimi bağışlayın.açıklık getirirseniz çok sevinirim.

Bu şiir, hayatlarını

Bu şiir, hayatlarını kaybeden iki askerin ardından yazılmıştır. Askerlerden birinin ardından, iki kızının ayaklarında yırtık çoraplar kalmıştır. Her şiirin bir öyküsü vardır. Bu şiirin öyküsü de budur.

Şiirimin bazı

Şiirimin bazı kısımlarını değiştirdim. Eserin bazı kısımları, özellikle ilk kısımları hoşuma gitmediği ve bir de şiirin bütününü düşündüğümüzde bir uyumsuzluk olduğunu gördüğüm için değiştirdim. Şimdi daha uyumlu bir şey ortaya çıktı sanırım. Şiirin son şekli böyle mi kalır bilemiyorum. Her an her kelime değişebilir, son şeklini aldığına inandığım ana kadar.

Üslup, kelime keşfidir.