İslamiyet

KUTLU MİSAFİR..HOŞGELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN

Kategoriler:

Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.(Bakara:185.)

Rahmet'in semadan sağanak sağanak yağdığı,kalpleri zikirle coşturup çoraklaşmış gönülleri yeşerterek taze bir bahar getiren rahmet ayı, çok büyük ihsanlarla sunuluyor bizlere.Sevgi turnalarının seherde sevgiliden name getirdiği, zindanlarda kalan yüreklerin beraat ettiği ,şeytanın tuzaklarının tarumar edildiği , cehennemin kızgın alevlerinin söndürülme müjdesiyle Rabb'in ''iste kulum vereyim'' buyurduğu en nazlı misafir olan on iki ayın, belki son ömrün sultanı olan ey şehr-i Ramazan, hoşgeldin hanelerimize safalar getirdin.

Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat?"

Diyecek gamlı gönüllere: "Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir." (Bakara,153.)

Manâsı üzere ne büyük bir müjde vardır!

ESKİLERİN MASALLARI

Kategoriler:

Onların içinde seni dinleyenler vardır, biz onların kalblerini, Kur'an'ı anlamalarına engel oluşturacak biçimde, perdeledik, kulaklarını da sağırlaştırdık. Bu yüzden her türlü mucizeyi görseler bile ona inanmazlar. Nitekim bu kâfirler tartışmak için yanına geldiklerinde sana "Bu Kur'an, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" derler. (En’am–25)

Bu ayetin nazil olduğu ortama şöyle bir bakalım;

Ebu Süfyân, Velid, Nadr, Utbe, Şeybe, Ümeyye, Ebu Cehil ve arkadaşları Resulullah'ı Kur'ân okurken dinlemişler, Nadr'a demişler ki: "Ey Kâtîle'nin babası Muhammed ne diyor ?" O da : "Kâbe'yi, Beyti yapana kasem ederim ki, ne diyor bilmem, ancak dilini oynatıyor. Ve benim geçmiş asırlardan size söylediğim gibi öncekilerin masallarını söylüyor" demiş.

A'MÂK-I HAYAL / Hayalin Derinliklerinde Yolculuk // Filibeli Ahmet Hilmi


(...) şehri Türkiye’nin en büyük ve en güzel şehirlerinden biridir. Ben uzun bir süre bu şehirde, şehrin ortasında bulunan mahallede oturdum. Hükûmet konağı ile evim arasındaki yollarda dikkat çekici pek çok şey vardı: Köhne evler, her biri birer perişanlık ve yoksulluk yuvası olan bir sürü virane, yürünemeyecek hâlde sokaklar, pislik içinde caddeler... Fakat hepsinden ilginç olan, evime yakın eski bir mezarlıktı.

Bu mezarlığın etrafı çok sağlam ve sanatkârane yapılmış duvarlarla çevriliydi. Duvarda, onar metre arayla yapılmış pencerelere takılmış olan tunç parmaklıklar gerçekten övgüye değerdi. Mezarlığın kapısı tahtadandı ve sonradan takılmıştı. Eski kapısının, zamana karşı direnemediği anlaşılıyordu.

Bu mezarlık, sadece hatıra ve ölülerin gömüldüğü bir yer değil, aynı zamanda birçok değerli eserin bulunduğu bir hazineydi. Pencerelerden görüldüğü kadarıyla, mezar taşlarında, eski hattatlarımızın kalemlerinden çıkmış bir sürü yazı vardı.

O İSİMLERİ KİM EZBERLERSE…


Özelliklerini tanımadığımız biri karşısında hata yapmamak çok zayıf bir ihtimaldir. Söz konusu şey öteki dünyadaki süresiz yaşantımızı ilgilendiriyorsa razı etmek zorunda olduğumuz varlık yüce yaratıcımız olan Allah’tır. Üstelik O’nu tanımanın ödülü de cennettir.

"Allahu Teâlâ'nın doksan dokuz ismi vardır. O isimleri kim ezberlerse (sayar, manasını anlar ve şuuruna ererse) cennete gider. Şüphesiz, Allah tektir ve tek olmayı sever" (Buhârî, Daavât, 68)

Bu hadis çokça suiistimal edilen bir hadis olarak hep karşımıza çıkmıştır. Aslında hadiste geçen ezber yapma hadisesi çok da yanlış bir mana içermiyor. Bizlerin yanlış algılayış şekli İslami yaşantımızda sıkıntılara sebebiyet veriyor. Ezberlemek yapmamız gereken şeyleri hafızamızda tutmaktır. Zaten bu bilgi olmadan bir şeyler yapmamız mümkün değildir. Öyle ki, bu ezberlediğimiz şeyler Allah’ın isimleri ise bu isimlerin manalarını da öğrenmek zorundayız. Yoksa hafızamıza aldığımız, anlamlarını bilmediğimiz bu isimlerin hayatımıza hiçbir etkisi olmaz.

ACZİYETNAME -III-

Kategoriler:

Allah’ım gidecek yerim yok Sana geldim
Çocuk inanmışlığıyla açtım elimi
Gafilim, henüz başlamadan sona geldim
Nefsin kınanmışlığıyla açtım elimi

Kulun nasıl bilip de bulursa yolunu
Sen de öyle bularak bilirsin kulunu
Sen var ettin Ya Rab, bildirme yokluğunu
Sevda ıslanmışlığıyla açtım elimi

HZ. ŞİT (A.S.)

Kategoriler:

Adem(A.S.) in çocukları habil ve kabil idi
İnsanlık tarihinde ilk katil kabil idi

Öldürdü kardeşini kabil kıskançlık ile
Otuz yıl sonrasında tanışıverdi Şit(A.S.) ’le

Peygamberlik verildi Adem(A.S.) den sonra Şit’(A.S.) e
Elli suhufluk kitap verildi elbet Şit’(A.S.) e

Adem(A.S.) tüm çocuklardan daha fazla sevmişti
Hem vefat ettiğinde halife yaptı Şit’(A.S.) i

Kabenin yapımında balçıkla taş kullandı
Peygamberlik nurunu babasından alandı

Vahiyle müjdelendi Cebrail(A.S.) indi O’na
Elli suhuf kitapla hikmet verildi O’na

HZ. ADEM (A.S.) - 2 // İlk İnsan İlk Müslüman

Kategoriler:

İmtihan etti Rabbim hem Ademle Havayı
Men etti bir ağaçtan kesin meyve yemeyi

Şeytan yedirmek ister sakın ona kanmayın
Sakın ola ağaçtan asla meyve almayın

Ne yerseniz yiyiniz cennette her şey sizin
Düşmeyin sakın ola tuzağına iblisin

Setretmişti Rabbimiz Mahrem olan yerleri
Mümkün değil görmezdi o ikisinin gözleri

Şeytan ne yapıp etti yedirdi o meyveden
Hemence kaçıverdi kimseye görünmeden

Açıldı mahrem olan vücudun bölümleri
İncir yaprağı ile yaptılar örtüleri

AKLI-mı NAK- i – L EDİYORUM

Kategoriler:

Allah cc ; Zariyat Sûresi – 56 : "Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet -kulluk etsinler diye yarattım."

Diye buyurduğu halde niye O varlığın ÖZ’ üne… SAV’ e ilk seslenişi; “OKU!” olmuştur

Neden; Bana ibadet et… Secde et… (veya) kulluk et… Buyurmamıştır da “OKU!” buyurmuştur.
Çünkü okumadan lâyıkıyla ne kulluk ne de ibadet yapmak mümkündür.

Maun Sûresinde buyurur ki Allah cc ; “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki… Onlar kıldıkları namazdan gafildirler… Kalbleri kıldıkları namaza yabancıdır…”

Kulluk bilinci nasıl oluşabilir OKU-madan anlamadan… Bu nedenle gerçek KULLUK EN YÜCE MERTEBEDİR insan için. Başka türlüsü ise;

HZ. ADEM (A.S.) - 1 // İlk İnsan İlk Müslüman

Kategoriler:

Maddesi toprak idi dünyanın öz maddesi
Tekrar toprak olacak vücudun her zerresi

İnsan olma payesi verildi ilk Ademe
Akılla donatıldı Adem erdi erdeme

Meleklere hitaben dedi Rabbül alemin
Tanımını yaparak gelişini Ademin

Halifem olacaktır kudretim izhar eden
Akıl verdim ki ona üstün olacak sizden

Endişe etmekteyiz fesatlar çıkaracak
Korkarız ki bu varlık yere kan akıtacak

Biz seni hamdederiz seni tespih ederiz
Seni Mevla bilerek seni takdis ederiz

NAMAZ

Kategoriler:

O namazdır ki insanları huzura gark eder
Uzaklaştıkça namazdan bil ki cehennem seni çeker
Namazsızlık kazandırmış şeytanın güvenini
Tevbeni yap nedamet duy söyle Allahu Ekber

Var mı tapınmaya layık söyle Allahtan başka
Zaman aleyhine işliyor hadi gel aşka
Tapmıyorum desende senin var önceliklerin
Bütün taptıkların fani bil ki Allahtan başka

İçeriği paylaş