VE ALLAH AŞK’I YARATTI!

Kategoriler:

Ve Allah aşkı yarattı
Ve onu insanoğlunun
Sığınılacak en sağlam yeri olan
Kalbe yerleştirdi

Suyunu gözyaşından
Ateşini, kızgın lavlardan
Yüreğe giden yol olan gözleri,
Yıldırımın tohumundan
Yarattı...

İnsanın hamurunu, aşkla yoğurdu
İnsan varlık olmasını
Aşkın varlığına borçlu
Sevginin yüceliğine,
Sevdanın büyüklüğüne borçlu
İnsan; aşkın eseri
İnsan;
Yaratılmışların en güzeli Muhammed Mustafa’ya
Yüce Allah’ın duyduğu aşkın eseri
O dememiş mi:?
"Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım!" diye
O’nun hürmetine
Hz.Adem, cennete yeniden kabul edildi

O zaman aşkı inkâr eden
Allah’ı inkâr etmiş demektir!
Beni ayrı koymasın Allah,
Ne kadar acı verse de aşktan
Mecnun’un duası gibi
Beni ayırmasın cüda
Belanın kardeşi aşktan

Aşk, Hakka giden yol
Aşk, Ruhun felahı için
Acı bir ilaç,
Acı aşkın meyvesi
Yüreğine güvenen için
Bir kurtuluş reçetesi

Aşk imiş âlemde her ne vâr ise...

Konu 'aşk' oldu mu yazılacaklar, söylenecekler biter mi hiç?
Yine Fuzûlî, diyorum ve ekliyorum:

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabib Kılma derman kim helâkim zehr–i dermanındadır

Aşağıda yazılanları da beğendim, vakti olan belki okur diyerek linkini ekliyorum.

Teşekkür ederim, konu güzel, yazılanlar güzel..
Bu kadar güzelik karşısında okuyucuya sanırım ki lezzetlenmek düşer.. : )

Sevgi ve saygı ile...

Her vazgeçişin; bir iç hesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
Öğrendik ki; "Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

"Bildim ki nihan bela imiş

"Bildim ki nihan bela imiş aşk
Bir dertli macera imiş aşk"

hayat hanım gibi bende fuzuli ustadımızdan bir söz ile başlamak istedim.

bu söz; leyla ile kays'ın aşk hikayesini kaleme aldığı dönemlerde ifade ettikleri sözdür.

aşk sözü öylesine tılsımlı bir sözdür ki onu ifade için de o tılsımı çözebilecek eller de bulunsa diye düşünür insan mümkünmüdür ki...!

kimi aşkı yaşar zanneder bir derviş edası takınır...kimi kendini leyla ya da çölde leylasını arayan kays,zanneder...
bunlar zanndan öteye gider mi?bilinmez...

mecnun'un mecazi aşktan hakiki aşka yönelişi ve destanlaşmış olan o yüce aşkını anlatan bir yapıt beni büyülemişti doğrusu...

şöyle dönüp bakıyorum da;çirkinliklerle örülü, yozlaşmış insanlar ile kendi öz değerlerinden kendilerini soyutlamış bu büyük çoğunluğun arasında hala yüreklerinin berraklığı ile aşkı saf ve gerçek haliyle yaşayabilecekler varmıdır,ya da yaşayanlar...?

Aşk

Konu aşk olunca ne söylense... söylenecekler yanında belki hiç hükmünde kalır.
Aşk ne olursa olsun, aşık aşkından vazgeçecek değildir. Acı da olsa, tatlı da olsa,
Ölüme de sürüklese...
Çünkü aşkı tadan var olanın yalnızca aşk olduğunu gerisinin yalan olduğunu anlar.
Soranlara da
"Ben ol da bir bil" der.

Şikayeti de yoktur aşkından,

"Nesimi' ye sormuşlar,
O yar ile hoşmusun?
Hoş olayım olmayayım,
O yar benim kime ne"

Allah tadanlardan,yaşayanlardan eylesin inşallah.
Sn.Hüseyin Özbay elinize yüreğinize sağlık.
Sevgiler,selamlar

aşk ..aşk

Sayın Hüseyin ÖZBAY,
Değerli Kardeşim..

Ve Allah aşkı yarattı...demişsin..
evet iyi ki yarattı
hayatın yegane anlamı..mayası

bir kere bile aşık olabilen için dünya yeniden yaratıldı demektir..

Yüreğine güvenen için er meydanı burda..dünyada

Aşkıda aşk gibi hürmetle yaşamak var..yaşa bilene..

Allah AŞK dan ayırmasın ve herkese yaşamayı nasib etsin..

Zannetmek yerine gerçeğini yaşama kısmet olsun ..bir kere bile yaşamak artık bu zamanda mucize..

Allah kuluna mucize göstermek isterse AŞK ı nasib ediyor..

Arkdaşalar hepinize mucize yaşamak nasib olsun..

Hüseyin ÖZBAY..eline diline sağlık.. dünyaya bakmaya ve gördüklerini anlatmaya devam et..

Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek

Ya Rab bela-yı aşk ile

Ya Rab bela-yı aşk ile kıl aşina meni
Bir dem bela-yı etme cüda meni

Aşk…tarifi çok, yok tanımı…anlamsız..yani anlamlandıramayacak kadar derin..anlatamaz kimse..anlayamaz da…
Ah, yanar mı yürek, kokar dışarıda da, komşular et pişiyor zanneder..koyar mı başına eşiğe, kahrına da lütfuna da razı bir halde…o yokken de onunla mıdır…ya görürse diye değil,içindeki ondan dolayı, el çeker mi, Onun istemediklerinden.. varınca ravzaya aşk belası mı ister, ve görünce Leylasını, tanımaz mı maşukunu.. zira şah damarından yakın mıdır artık kendisine..aramaktan vaz mı geçmiştir somut halini..bulmuş ve sevmiş midir zatını ve sıfatını…
Her gülde,çatlayan her tohumda,yeni yürüyen bir bebekte ,engin denizlerde ,erişilmez dağlarda ,magmada ve fezada bulmuştur onu…zira o her şeydir..her şey O dur yada…
Verdiği kalbi değildir sadece,hayalleri, geleceği ,hatıraları ,nefsi ve ruhudur serdiği sevgilinin yollarına..yatarken o vardır yüreğinde ,uyandığında onu hisseder dilinde..adıyla uyanır da ,doymaz o adı tekrarlamaya zihninde ,en güzeli de kalbinde..onun adını demek kalp ile…ahh,budur varılacak son nokta…

Bir "aşk" eksik

Sayın Leyla-naz hanımefendi. Sanırım Fuzulî'den alıntıladığınız beyitte "aşk" sözcüğünün biri eksik çıkmış:

Ya Rab belâ-yi aşk ile kıl âşina meni,
Bir dem belâ-yi aşktan etme cüdâ meni.

sayın Nadir Marmara hocam,

sayın Nadir Marmara hocam, dikkatiniz için teşekkür ederim ..Ben de gönderdikten sonra farkettim ama düzeltme imkanım kalmamıştı..Daha dikkatli olmaya çalışırım..Fuzuli'yi okumak gerçekten büyük zevk..