YAĞMURUN MELODİSİ

Kategoriler:


Bir bahar akşamı odamın pencere kenarına oturmuş, yağan yağmurun melodisine kaptırmıştım kendimi. Büyük bir titizlikle bulutlardan boşalan damlaların toprağın üzerine serpilişini seyrediyordum ki, bir şey fark ettim o an, şimdiye kadar fark edemediğim şeydi bu, toprağın şefkatini. Üzerine düşen yağmur damlalarını şefkatle kucaklayışını gördüm. Yağmur damlalarını ana yüreği gibi sinesine çekip barındırdığını gördüm.

Geri tepmiyordu kendisine sığınmak isteyen damlaları. Adeta kollarını açmış bulutlardan boşalan damlaları, kucaklamak istercesine gökyüzüne bakıyordu toprak. Bakışlarında şefkat, merhamet gizliydi. Çekiyordu sinesine merhametle, hiç bıkmadan, hiç usanmadan. Yeter! Artık bana sığındığın, diye şikâyet bile etmiyordur eminim. Bir annenin yavrusuna şefkatinden şikâyet etmediği gibi…

Sonra yeni bir şey daha keşfettim; yağmur damlalarının sesini. ağmur damlalarının çıkardığı ses, bana melodi gibi geldi. O an çok farklı duygular içerisindeydim, yeni bir şeyler keşfetmenin acemi duygularıydı bu. İçim kıpır kıpır yerimde duramıyordum. Gözlerimi kapayıp toprağın kokusunu ciğerlerime kadar çektim ve sonra keşfettiğim şeyi tekrar dinlemeye başladım. İçim ısındı birden. Damlaların her biri içime işliyordu sanki. Kendimi çok mutlu, huzurlu hissettim o an.
Sahi şimdiye kadar neden fark edememiştim bu güzellikleri; yağmurun sesini, toprağın ana yüreği gibi şefkatini, damlaların toprakla buluştuğu anda çıkan melodi sesini. Bahar akşamlarının insanın ruhuna verdiği ilham pırıltılarını ancak yeni fark edebilmiştim. Mutluydum, hoşuma gitmişti bu manzara. Yerimden doğrularak penceremi açtım, aniden odamın içini yağmur damlalarının çıkardığı melodi sesleri doldurdu. Bu şimdiye kadar duyduğum en güzel müzik sesiydi. Notalar birbirini kovalıyor, kaçan her mûsiki odama doluyordu… Nasıl fark edememiştim bu güzelliği, hayıflanıp durdum kendi kendime.

Hep ıslanmamak için kaçardım yağmur damlalarından. Hatta bazen baharları sevmediğimi söyleyip dururdum. Nedenini hiç bilmesem de, sevmediğim şeylerin arasında yer alırdı baharlar. Yağan yağmur damlaları bana hep gözyaşlarını hatırlatırdı, nedense. Seyrederken damlaları, hüzünlenip dururdum sebepsiz yere. Bahar ve yağmur: Hüzün ve gözyaşıydı bunlar benim için. Belki de ben öyle olduğunu sanıyordum. Bir kere inandırmıştım kendimi baharların güzel ve sıcak yaz günlerinden sonra insana sıkıntı, hüzün getirdiğini.

Şimdi daha farklı düşünüyorum baharlar hakkında. Yağmur damlalarının gözyaşı olmadığını, aksine mutluluğun melodisi olduğunu, baharların hüznü taşımadığını öğrendim, bu gece. Yine yağmurlu bir bahar gecesinde fark ettim tüm bu güzellikleri. Bazı insanların neden baharı sabırsızlıkla beklediklerini şimdi çok iyi anlıyorum.

Ve diyorum ki; mutlu olmak için yoksa bir sebebiniz, baharları bekleyin. Tıpkı, düşünmek için yalnızlığı, ağlamak için gözyaşlarını, ısınmak için bir tebessümü beklediğiniz gibi…

Mutlu olmak için de baharları bekleyin. Bekleyin benimle birlikte…

Tiyatro gibi...

Sanki bir tiyatro eseri okur gibi okudum. Konu her ne kadar yumuşak duygularla süslenmişse de sırasını bekleyen oyuncular repliklerini söylemek için birbiriyle yarışır gibiler.

Biraz da sertlik var sanki. Kelimelerin kağıda vuruş sesini hissediyorum.

İki sevgili düşünelim, cam kenarında. Biri diğerine yukarıdaki satırları söylüyor. Sanıyorum bu satırları dinleyen biraz şaşırırdı...

Acaba ben mi yanlış düşünüyorum?

Hayat,bir tecrübe kazanma

Hayat,bir tecrübe kazanma meydanı...Yağmur ve bahar, bereket ve rahmet demek...Yüreğine sağlık...Bazı dil hataları var ama görülmeyecek kadar...(Bu arada burada yazı yazanların birçoğunda bu hataların olduğunu görüyorum...Yazı yazan insanların buna dikkat etmesi gerekir...)

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz.

Teşekkürler arkadaşlar...

Yorumlarınız için sağolun arkadaşlar...Her şeyin bir acemiliği vardır...Bizlerde yazarlığın çaylağıyız bir nevi...Açıkcası ben kendi yazdıklarımı sürekli eleştiren biriyim.Tam olarak istediğim perfonmansı sergileyemediğime inanıyorum...Lütfen yorum yaparken samimi ve cüretkâr olunuz.Eleştrilmesi gereken yerleri muhakkak eleştiriniz...Böyle yaptığınız takdirde asıl o zaman bana büyük bir iyilik yapmış olursunuz.Bu şekilde ancak ilerliye bilir ve tam istediğim satırları büyük bir azim gösterek başarabilirim...Selam ve dua ile...